Yılan işareti definecilik için çok önemlidir

Yılan konusu da yine antik dönemlerden günümüze uzanıp gelen bir semboldür yılan işareti. İlk defa kimlerin ve hangi dönemlerde kullanıldığı hakkında kesin bilgiler bulunmamaktadır. Ancak dünyanın pek çok yöresinde farklı uygarlıklar tarafından değişik düşüncelerin sembolize edilmesi anlamında kullanıldığını arkeolojik araştırmalardan biliyoruz.

Yılan işareti geçmiş pek çok dönemlerde büyücülük sistemlerinde, tıp alanında,

ölüm ve doğum kültürünün ifade edildiği sosyolojik kontekstlerde, soy bilim dallarında ve son dönemde de define meraklılarınca farklı amaçlar için belirli anlamlarda kıymet ifade etmektedir.

İnsanlık tarihinde bilinen çok uzun dönemleri içinde, yılan motifi hep insanla iç içe olmuştur. Bazen tapınaklarda, bazen dağlardaki kaya üstlerinde, bazen heykellerde ve fresklerde ve bazen de sikkeler üzerinde yılan motifi insanoğlunun hayatında daima çok önemli yer işgal etmiştir. Onun ifade ettiği anlamlar aslında çok fazladır. Sadece defineciye ait bir sembol gibi görmek çok ama çok yanlış bir bakış açısıdır.

Bu bakımdan yılan sembolünün tarih süreci içinde insanoğlu tarafından hangi düşünce ve duygularla taşlara, duvarlara resmedildiğini açıklamakta çok büyük bir önemle fayda görüyoruz.

Hz. İsa’dan önce 3.000’lerde Sümer uygarlığı içinde ( Bundan 5.000 sene önce) yılan motifi doğurganlık düşüncesiyle eş değer görülmüştür. Tanrıça veya herhangi bir kadınla ilgili olarak doğurganlık konusu eğer anlatım haline getiriliyorsa yılan simgesi orada mutlaka vardır. Sümer uygarlığının yılan hayvanına kazandırdığı anlam; çağımızda tıbbın sembolü olarak halen geçerliliğini korumaktadır. Zira onlar da tıbbi kompozisyonlarda yılan motifini kullanıyorlardı.

Birçok dünya uygarlıkları da Sümerler gibi yılanı tıp ve doğurganlık anlamlarında daima simgeleştirmişlerdir. Kuzey Afrika’da, Çin ve Hindistan gibi uzak doğu ülkelerinde, Aztek ve İnka gibi Amerikan eski medeniyetlerinde, Avrupa’da ve özellikle Anadolu’da yılan motifi daima kullanılagelmiştir.

Dişi ve erkek bir çift yılanın işlenmiş olması öncelikle orada yatan ölünün ahiret hayatının düzenli geçmesi dileğini yansıtır.

Bunun dışında eski uygarlıklar için yılanlar tanrı düşüncesinin de bir yansıması olarak görülebilmektedirler. Bu düşünceyi biz, o insanların paralarının üzerinde de görmekteyiz.

yılan işareti

Mitoloji ve yılan işareti

Yılanla ilgili vereceğimiz ana başlıklı bütün bilgiler mitolojik olmakla beraber, binlerce yıllık süreç içinde kazandığı ve ifade ettiği anlamlar, ilginç olduğu için, yılan konusunun önemli yönleriyle bilinmesinde fayda vardır.

Yılan doğurganlığın ve üremenin temel sembollerinden biri olduğu için, ana rahmi ile beraber aynı resimler içinde de özellikle sembol olarak işlendiği durumlar çok fazladır.

Kendisine yüklenen anlamların insan hayatında çok önemli bir yer tutması nedeniyle yılan, evrensel sembollerin en başta gelenlerindendir. Esasen dünyanın pek çok yerinde evlerin ve ailelerin koruyucusu olarak kabul edilir ve çoğu kez de uğurlu sayılan bu hayvan evlerin duvar deliklerinde görüldüğü zaman ona dokunulmazdı.

Antik pek çok kültürde yılan, kadınları dölleyen bir varlık olarak biliniyordu. Yunanlılarda vaftiz edilmemiş bebeklerin halk arasında “drakoi”ler, yani yılanlar diye anılması çok eski bir inanç biriminin günümüze kadar ulaşmış yönünden başka bir şey değildir. Yunan ve ona bağlı eski medeniyetlerde çocuk, yılan soyu olmaktan ancak vaftiz edildikten sonra çıkabiliyordu.

Eski yunan tanrıçaları ve yılan işareti

Sümer ve Mısır tanrıçaları ile Athena ve Girit’in tanrıçası sürekli yılanlarla birlikte temsil edilmiştir.

Yine ölülerin yılanlarla cisimleşmesi, rölyeflerde, mezar taşlarında ya da heykellerde iki varlığın bir arada sembolleştirilmesi insanlığın ortak mirası olan bir inançtır. Bu inancın temelinde yatan düşünce; yılanın insanın yaratılması için kendisini feda ederek yeni bir yaşamı başlatmasıdır. İlkel topluluklarda yılanla ilgili inançları incelediğimizde hep aynı tabloyla karşılaşırız. Anlaşılacağı üzere mezarlarda yılan simgesi genellikle yeniden doğmak beklentisinin ilkçağ mantığı içinde kurgulanmış ilginç oluşumlardır.

Buraya kadar olan ifadelerimizi saklı tutarak ve bütün bunlara rağmen yılan resminin bulunduğu yerde define yoktur demiyoruz. Sadece olup olmadığı konusunda arayıcının dikkatli olması gerektiğine parmak basmak istiyoruz. Konu buraya gelmişken şu can alıcı noktayı kesinlikle göz önünde tutunuz:

— Antik uygarlıkların üreme–doğum ve ölüm üzerine kurguladıkları yılan sembollerinin, geç dönemlere ait define işareti olan yılan sembolleriyle hiç bir alakası yoktur.

Gerçek Olan şudur ki; son dönemlerin para saklama mantığı içindeki yılan motifleri ile eski dönemlerin yılan sembolleri arasında bir örtüşme bulunmamaktadır. Bizim buradaki endişemiz tamamen sembollerden ayrı ayrı anlamların çıkarılması ve her yılan sembolünün paraya hamledilmesidir. Yanlış olan budur ve biz de bunu okuyucumuzun bilgisine sunmak istiyoruz

Bütün bu anlatımlardan sonra (Resim:1) de verdiğimiz yılan sembolünün anlatımını yapmaya çalışalım

Görüldüğü üzere burada iki adet yılan motifi verilmiş ve her ikisi birbirine bakar vaziyette resmedilmiştir. Biz buradaki iki yılanın iki ayrı aile veya kabileye ait olduğunu ifade edebiliriz. İki ayrı hükümranlığın ileri gelenlerine ait iki adet tümülüsün anlatımı da bunun içindedir. Bunu açıklayacağız.

İki adet yılan iki ayrı kabileye ait olmayıp halef-selef iki kral veya idareciye de ait olabilir. Ancak her ikisi için ayrı ayrı mezar inşa edilmiştir ve bunlar kesinlikle yığma tümülüstür.

Burada çözümüne ulaştığımız iki tümülüsün varlığını her iki yılanın gövdelerine şekillendirilmiş olan boyundan gövdeye doğru aşağıya verilen kavisten anlıyoruz. Her iki gövdeye atılan düğümlerle oluşturulan yuvarlaklar ise hem mezarların genel sembolü olan oyma çukuru hem de Tümülüs içinde var olan mezar odalarının belirgin simgeleridir.

Bu iki tümülüsün bulunduğu bölge aynı zamanda bir nekropoldür. Burada çok fazla mezar bulunduğunu da iki yılanın arasına prizmalar halinde ve üst üste monte edilmiş kabartma dikdörtgenlerden anlıyoruz. Prizmaların sayısınca çevrede mezar bulunmalıdır.

Aynı site uygarlığının ileri gelenlerine ait olan bu mezarlar da yine Tümülüslerin bulunduğu mezarlık alanın içinde ve yakınındadırlar.

İşaretleri gördükten sonra bir dedektör ile incelemek isterseniz dedektör bilgileri kategorimize sizi bekleriz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir